LLM'leri _(Large Language Model)_ ve yapay zeka araçlarını son 3-4 yıldır özellikle yakından takip ediyor ve gelişmeleri izliyorum. Bugün itibariyle gelmiş olduğumuz noktada hala konuşacak ve tartışacak birçok şey olsa da, hayatımıza getirmiş olduğu yeniliklerden oldukça memnunum. Özellikle bir yazılım geliştirici olarak benim üretkenliğimi oldukça iyi şekilde etkiledi. Tabi ki bu üretkenlik hangi modellerin ve araçların ne şekilde kullanıldığı ile doğru orantılı şekilde değişiyor. Ben de bu süreçteki deneyimlerimden az da olsa bahsetmek istiyorum.Öncelikle şunu belirtmemde fayda var: bu yazıda bahsedeceğim şeyler tamamen kendi çalışma ve geliştirme süreçlerim için uyguladığım ve faydasını gördüğüm şeyler olacak. Kesinlikle _"en doğrusu budur, en verimli bu şekilde çalışılır, bunu yapmadan olmaz"_ ve benzeri şekilde bir mesaj vermeyeceğimi peşin olarak söylemiş olayım. AI modelleri ve araçları onlarca farklı amaç ve şekilde kullanılabildiği için, herkesin bir noktada kendi için en faydalı şeklini keşfetmesi gerektiğine inanıyorum._Ayrıca; muhtemelen ilerleyen günlerde bu yazıda bahsedeceğim AI modellerinin ve araçlarının güncel versiyonlarını kullanacağım, hatta yeni çıkan araçları da deneyeceğim. Bu nedenle yazıda bahsi geçen AI model ve araç isimlerini/versiyonlarını yazının yazıldığı tarihe göre değerlendirmeniz sağlıklı olacaktır._## Giriş ve Geliştirme SüreciYazılım geliştirme süreçlerinde AI araçlarını kullanmanın en güzel yanı, çok hızlı bir şekilde sonuçlar alabilmek diyebilirim. Hem hali hazırda var olan projelerim, hem de aklıma gelen herhangi bir fikri hızlı bir şekilde çalışır hale getirmek için AI kullanmak olmazsa olmaz bir noktaya geldi. Burada genellikle karşıma çıkan iki temel soru oluyor: hangi modeller? ve hangi araçlar? 🧐Bugün _(03 Ocak 2026)_ itibariyle birçok popüler ve güçlü model olmasına rağmen, ben genel olarak **Claude Opus 4.5, GPT 5.2, Gemini 3, Composer 1** gibi modelleri oldukça fazla tercih ediyorum. Hem hızları, hem de çıktıları oldukça iyi ve tatmin edici. Bunlara ek olarak aktif şekilde **Cursor, Windsurf, Antigravity** gibi AI destekli editörleri ve **Claude Code, Codex** gibi CLI araçlarını kullanıyorum. Cursor'u main, diğerlerini daha çok support editör olarak tercih ediyorum.Design, UI/UX ve görsel gibi ihtiyaçlarım için **Figma AI, Canva, Nano Banana, Stitch** gibi araçlardan faydalanıyorum. Ama ne yalan söyleyeyim design konusunda tam olarak istediğim çıktıları alabildiğim bir araç henüz bulamadım. 😟 Belli noktalarda ihtiyacımı karşılıyorum ama, sanki daha iyi araçlara ihtiyaç var gibi. Tavsiyeniz varsa duymayı çok isterim.Bir projeye başlarken en önemli kısımların başında o projenin gerekliliklerine, dokümantasyonuna ve PRD (Product requirements document) dosyalarına göre ilgili projenin planlamasını _(backend, frontend, mobile vs)_ hazırlamak geliyor. Ben bu ihtiyaç için genellikle **ChatPRD** veya direkt olarak **ChatGPT**'yi kullanıyorum. Siz ihtiyacınıza göre başka araçlar da tercih edebilirsiniz. Hazırlayacağınız plan ne kadar detaylı ve anlaşılır ise, AI modellerinin bu gereksinimleri yorumlaması o kadar iyi olacak ve sonuç olarak üreteceği çıktılar o kadar iyi olacaktır. Yine de hazırlayacağınız planlamaya göre AI araçlarının projeyi tek seferde oluşturmasını beklemeyin, çünkü süreç içerisinde mutlaka müdahale ve yönlendirme yapmanız gerekecek. ✍🏻Projenin planlamasını tamamladıktan sonra, Cursor ve Claude Code ile projeyi _(backend, frontend, mobile vs)_ şekillendirip, detaylı olarak projenin kodlarını ve testleri yazdırıyorum. Böylece projenin çalışır bir prototipi hızlıca ortaya çıkıyor. 👌 Daha sonra bunları detaylı olarak review edip, sadece gerekli yerleri kendim refactor ediyor veya onu da AI araçlarına teslim ediyorum. Aslında kodları yazan kişi olarak değil; onları kontrol edip, doğrulayan kişi şeklinde bir role bürünüyorum. 😎Proje _-kafamda-_ belli bir noktaya geldikten sonra, Github üzerinden proje için geliştirme ve bug fix issue'ları açıyorum ve bunları direkt olarak Copilot'a assign ediyorum. Burada şunu belirtmeliyim ki, Github Pro kullanıyorum ve Copilot içerisinde dahil. Hem implementation, hem de review süreçlerini benim adıma Copilot yapıyor, son dokunuş için bir de ben review ediyorum. Bunun en güzel tarafı; mobil durumdayken bile Github'ın mobile uygulaması üzerinden Copilot'ın çalışmalarını görebiliyor, gelen review isteklerine bakabiliyor, PR'ları yönetebiliyor olmam. Tamamen async ve bilgisayar başında olmama gerek yok. Harika değil mi? 🥲 Bu süreç bana inanılmaz bir esneklik sağlıyor. Aynı süreç içerisinde birden fazla proje için bile çalışma yapmama imkan yaratıyor. Bu kısımda en dikkat edilmesi gereken şey açılan issue'ların içeriği. Eğer yapılacak işin tanımını, adımlarını ve içeriği iyi ve **LLM friendly** şekilde oluşturursanız, Copilot işini çok daha iyi ve doğru yapabilir. Bunun için yine ChatGPT, ChatPRD gibi araçlar kullanılabilir, yazdığınız issue'ları daha anlaşılır ve düzenli bir hale getirebilirsiniz.Bu bahsettiklerime ek olarak; aklıma gelen fikirler için hızlı bir PoC hazırlarken en çok kullandığım iki Cloud AI Platformu: **Lovable** ve **Replit**. İkisini de denedim, birkaç proje oluşturdum ve sadece prompt'lar ile yönlendirerek oldukça fazla yol aldım. Arkada ne gibi taklalar atıyorlar tam olarak bilemiyorum ama özellikle Lovable'ın master promptu nedir diye çok meraklıyım. 😀 Yazdığım herhangi bir basit prompt ile hem codebase hem de UI/UX olarak çok iyi çıktılar veriyor, projenin context'ini oldukça iyi anlıyor ve uyguluyor. Denemediyseniz mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Hatta bu platformlarda projenizi belli bir noktaya getirdikten sonra export alıp, daha sonra yukarıda bahsettiğim şekilde ilerleyip süreçlerinizi iyileştirebilirsiniz. 🥲 En azından ben öyle yapıyorum ve memnunum...## SonuçKafamdaki herhangi bir projenin genel çizgileri net ise, aşağı yukarı 2-3 saat içerisinde çalışır halde ve neredeyse production ortamına hazır (projenin kapsamına göre) bir uygulama/proje hazır oluyor. 🚀 Bu cümleyi kurmak bile birkaç sene önce _"abartma kardeşim"_ kıvamında bir şey iken, bugün _"hayaldi, gerçek oldu"_ kıvamına gelmiş vaziyette. ✨ Ne denir bilemiyorum ama hakikaten hem çok keyifli, hem de endişelendirici... 😮Endişelendirici diyorum çünkü gerçekten gelecek yıllarda AI'ın hayatımızdaki konumu tam olarak nereye evrileceğini kestiremiyorum. Şu an bulunduğumuz noktada, teknoloji alanında yeni bir çağın başlangıcına tanıklık ettiğimizi söyleyebiliriz. Ama bu gelişmeler tabi ki sadece iyi niyetli şekilde kullanılmıyor. Günümüzde bile gerek sosyal medyada, gerekse başka birçok platformda AI ile hazırlanmış ve neredeyse gerçeğinden ayırt edilemeyecek seviyeye gelmiş içerikler dolaşıyor ve bu içeriklerin çoğu kötü niyetli içerikler... 😑 Bunun için herkesin kendi bireysel önlemlerini alması ve AI kullanımı konusunda gelişim göstermesi gerekiyor. Bunun yanı sıra birçok meslek, AI'ın iş dünyasına içerisine daha fazla adapte olmasıyla değişebilir hatta ihtiyaç azalabilir gibi görünüyor... 🤔 Yazılım ekosistemi için de benzer durumların söz konusu olması bekleniyor ve buna göre; bazı alanları bitirecek, bazılarına ihtiyacı azaltacak, bazılarını değiştirecek ama tabi ki yeni alanlar da yaratacak. Bence de bu durum kaçınılmaz ve tüm yazılım geliştiricilerin de buna göre kendini hazırlayıp, bu süreçte uygun pozisyonları alması ve koruması gerekiyor. Yazılım bitmeyecek ama yazılımın şekli üretim aşamasından itibaren değişime uğrayacak...Ben işin keyifli taraflarında kalıp süreci daha yakından deneyimleme, öğrenme, geliştirme ve paylaşma tarafındayım. Yaklaşık 20 yıldır hangi teknoloji çıkarsa çıksın yaklaşımım buydu ve beni hiç pişman etmedi. Yine edeceğini sanmıyorum ama yaşayıp göreceğiz; AI ile ilgili gelişmelerin ve regülasyonların etkisini hep birlikte takip edeceğiz...Sizin de bu konuda görüşleriniz ve paylaşmak istediğiniz şeyler varsa, bana [X hesabımdan](https://x.com/izniburak) ulaşabilirsiniz.Sağlıcakla ve kodla kalın!